YÜRÜMELİ OTOSTOPLU YOLCULUK HİKAYESİ

2013-09-25 20.48.11
Merhaba arkadaşlar, bu hikaye’de Ankara’ya yaptığım yürümeli ve Otostoplu yolculuğu anlatacağım. Biliyorsunuz’ki bir hikaye verdiğiniz ruh kadar iyi olabilir, ve bu ruh bazen belirli risk faktörlerini barındırır. Kimine göre gereksiz bir riskti yolculuğum benim içinse hayatıma kazandığım değerli bir hikayeydi.

Günlerden bir Blue Flamers, aptallık damarım tuttu. Sırt çantamı topladım, doğru durust bir param dahi olmadan yola koyuldum. Tetikleyici bir takım şeyler olsa dahi olay tam olarak böyle gelişti. Son paralarım ile yolculukta karşılaşacağım insanlardan birer hatıra cümle toplayabilmek için küçük bir defter ve kalem aldım. Böylece o insanlarla bir daha görüşemeyecek dahi olsam defterimde yaşamaya devam edeceklerdi. Maltepe e5 üzerinden yolculuğa başladım.

Sırt çantamdan çıkardığım harita ile Kartala kadar normal giden yolculuk Kartal’daki sanayi bölgelerinde hareketlenmeye başladı. Köpekler tarafından kovalandım. Bu aradaki hız artışı sayesinde Pendiğe falan varmış oldum. E5 yolu bildiğiniz gibi çok bozuk, bazen yürüyeceğiniz bir yan yol olduğu gibi bazen araba yolunun kenarından yürümek zorunda kalıyorsunuz, bazen ise; ortadaki iki tarafı kapalı dar bariyerlerin içinden ilerlemek zorunda kalıyorsunuz. Peşinize takılan absürt insanlara göre yerinizi değiştirmenizde gerekebiliyor. Misal pendik civarlarında onu da yaşadım. Anlayacağınız e5 yürüme tam anlamında sıkıntı en büyük sıkıntısı ise; gece aşırı hiddetle yanınızdan geçen tırlar, kamyonlar. Üzerinize üzerinize gelen bu araçlar bir süre sonra zihininizde kalıcı etkiler bırakabiliyor. O atmosfer için kendime kurduğum cümle “ulan bunuda sağ atlatayım neler yapacam” olmuştu. Her neyse, Pendikten bir 6 saat aralıksız yürüdükten sonra gece yarısı 4-5 gibi Tuzla-Gebze arası bir Petrolofisin’de yaşamın ve medeniyetin olduğu bir yerde dinlenmek üzere mola verdim. Gün ışığını bekleyip kamyonları daha az ürkütücü hale getirecektim. Orada çalışan arkadaşlarla bir süre muabbet edince, yolculuğumdan’da bahsetmek zorunda kaldım. Bir anda beni tanrı misafiri ilan ettiler ve sofralarına davet ettiler. Ramazan ayı olduğu için beraber sahur yaptık. Yemeğinden suyuna hatta talısına kadar verdiler. İstemedikçe ilave ettiler ve karnım tamamen doydu.Gece boyunca arkadaşlarla siyasetinden felsefesine her türlü konu’da muabbet döndü. Özellikle Raif abinin sohbetine doyum olmuyordu, bana kitap hediye etti ve çok mutlu oldum. İlk karşılaştığım insanlar olarak, yolda aldığım deftere hatıra cümleler yazmalarını istedim. Selaattin abinin okuma yazması yoktu, fakat dobra bir karakteri vardı, o da geri kalmadı ve defterime resim çizdi. Sabah yediye kadar dönen muhabbette öğrendiğim şeyler kesinlikle yolculuğuma derinlik kattı. Bana uyumam için yer önerdiler ama dışarıda uyumak istediğim için sabahın yedisi istasyonun çardağına uzandım. 12 gibi kalktım ve yola koyulmak üzere herkesle vedalaştım. Benim için yolluk yiyecek hazırladılar. Daha bir lira bile harcamamıştım ama yolluk yiyeceğim vardı şunu söyleyebilirim ki gece yolcuları için benzin istasyonları güvenli ve idealdir.

Raif abi, evi o yakınlarda olduğu için gebzeye kadar yolculuğumda bana katıldı. Gün boyu bana gebzenin gezilecek fototoğtaf çekilinecek yerlerini turlattı. Biraz da ben onun kişisel işlerine dahil olunca epey zaman geçirdik. Akşam üstü gibi onunla da vedalaşıp yoluma koyuldum, 7-8 saat yürüdükten sonra yine gece saatleri derince tarafları falan olduğunu düşündüğüm bir yerde petrol ofisine denk geldim. O çardaklar petrol ofisine özgü heralde,yine karşıma çıktı. Yorgunluk yoktu ama açlık vardı, kimseyle tanışamadan uyumuşum. Sabaha karşı 5-6 gibi alarm kurmuşçasına beni uyaran beynim sağolsun ayaklandım ve yoluma devam ettim. 5-6 saat kadar yürüdükten sonra uzandığım yol ortası çimlik bir alanda o epik insan sırt çantamı görüp durmuştu. Ortega lakaplı epik insan, kendisi bir kamyon şöförüydü. Yolda kaldığım düşüncesiyle benim için durmuştu. Yolculuğa çıktığımda hiç otostop çekme gibi bi niyetim yoktu aslında, yorgunlukta yoktu üzerimde ama yalnız yürümekten sıkılmıştım. Tekli yolculukların handikabı bu sanırım. Sürekli kendini tekrar eden yollarda yalnız hissediyorsunuz.Esti öyle atladım araca, Otostop hikayem burada başladı

Tanışma faslı sohbet geyik derken Ortega bana yemek ısmarladı. Birlikte karaambar kamyoncular derneğine(hayali) gittik. Kamyon dağıtım işleri yapılırken ben arka yatağa geçip sağlam bir uyku çektim ve çok iyi hissettirdi. Ona neden Ortega dediklerini’de söyleyeyim, kendisi trafik kazası sonucu erken jubile yapmak zorunda kalmış eski potansiyel topçulardanmış. Baya futbol muabbeti döndü zaten araçta. Günün kalanında Ortega bana sağlam İzmit turu attırdı. Hatta denize falan gittik. Akşam Orteganın evine misafir oldum ve leziz bir menemen yaptı, birlikte ziyafet çektik. Bir kez daha parasız yolculuğumda karnım doyuruldu ama bu yolculuğun en stupid olayı akşamdan geceye kadar ortega ile internet kafede pes atmış olmamızdı. Düşünebiliyor musunuz? Otostop yaptığınız elemanla pes oynamaya gitmişsiniz. Oyunlar dengeliydi karşılıklı yenişiyorduk ama benim orta saha yuvarladığından golüm olduğu, otostop götürmez bir gerçektir. İnanmayanlara videosunu izletebilirim.
Gecede evde uyku çektikten sonra sabah yine kamyon brolar olarak yola çıktık. Yemek yedik, dağıtım işleri yaptık. Ortega beni bırakmaya yakın bir takım konularda fikir uzlaşmazlığı yaşıyorduk, ama bu kadar kral davranmış, iyiliği dokunmuş biriyle kötü ayrılmak istemediğim için dalgaya vurdum. En ufak fikir sahibi olmadığı konularda onları masonlar yapıyor sizin beyinlerinizi yıkıyor gibisinden gerizekalı muamelesi yapıyordu, ben de bir noktada tartışmanın çok faydasız olacağını farkedip “haklısın aynen öyle” gibisinden sakin bir ifadeyle dalga geçiyordum. O kadar iyi rol yaptımki ilk başlarda gerçekten ona hak verdiğimi düşündü. Hatta teorilerini haklı kılacak esprili eklemeler yapıyordum, bir süre sonra trollediğimi anladı,her söylediğine verdiğim “haklısın” cevabı ve bu cevabın arkasındaki “seni iplemiyorum” mesajı Ortegaya içten içe sinir yaptırmaya başlamıştı. Bir yandan sakinliğini korumaya çalışıyordu, bir yandan tartışma üstünlüğümü yediremediği için konuyu kapatamıyordu ve “ah bu ülkeyi nasıl bi gençliğe hitab etmişler” diye ince ince laf sokuyordu. Sonra laf sokma dozunu arttırınca bende trolleme dozunu arttırdım. Baktım rahatsız edici konuşuyor her konuşmaya başladığında konuşmayı bastıracak şekilde” ğöeee ğeöö ğuea qooo” gibisinden kamyonun içinde bağırıyordum. Cümleye başlamasıyla bağırmam eş zamanlı olduğu için gülerek susmak zorunda kalıyordu. Ortalık biraz durulmaya başladığında tam osmanlı sempatizanı bir şeyler söylemeye başlamıştı ki camdan bağıran aptal bi sırıtışla 10.yıl marşını söyledim. Ortega hayatında böyle troll yememiştir heralde. Dövmemiş olmasına hala şaşırıyorum sevdi galiba beni. Neyse beni bırakacağa yere geldiğimizde sarılarak vedalaşdıktan sonra son trollüğümü yaptım, bi 10 adım gittikten sonra arkamı dönüp uzaktaki bir Türk bayrağını işaret ederek “bu bayrak biiir harika dostuuuum” diye bağırdım. Ortaga gülerek aracına bindi ve yollarımıza gittik.

Herhalde Adapazarı-Düzce arası bir yerlerdeydim. Bir kaç saat yürüdükten sonra yine kendini tekrar eden rutin yolda canımın sıkılması gibi sebepelerden otostop çekme kararı aldım. Bir kaç araç durmadı, bir süre daha yürüdüm. Bir kaç kere daha başarısız olunca mazotçulardan birinde durup yakıt almaya gelen kamyonları durdurmaya yeltendim. Bu da önemli bi bilgidir dostlar. Başarılı oldum bir amca beni aracında misafir etmeyi kabul etti. Hatta öncesinde yemek ısmarladı yine doymuştum.. Amca ile yola koyulduk bu amcanın kamyonu daha cix’ti. Amca konuşmayı seviyordu zaten beni de konuşmak için almıştı araca. Bu araçta geçirdiğim 3-4 saatlik süreçte çok türlü konuda konuştuk. Komik muabbetler döndü ama amcamız ağır sapıktı. Genelde cinsel konularda konuşmaya yeltendi, araçtaki en epik muabbet ise kitap yazdığımı ve bu yolculuğun kitabımın bir parçası olduğunu öğrenen amcanın “ulan ünlü olduğunda beni kitaba sapık bi herif vardı diye yazarsan vallahi gelir bulurum seni” demesiydi. Yaklaşık bi 10 dakka güldüm buna. Böylede dobra bi amcaydı işte, ara verdiğimiz bir benzincide bana dev boy red bull ısmarladı. Allahtan bi yolculuğa çıktım anasını satim tatmadığım lezzet, görmediğim konfor kalmadı ehüehü araçta red bulları tokuşturarak muabbete devam ettik. Amcadan çok süper macera mekanları öğrendim. Beni bir metro dinlenme tesisine bıraktı. İnmeden önce tabiki onun da eline defterimi verdim. Amca sapık mizacına karşın duygusal bi amcaydı bi sayfa yazı yazdı deftere. Bu otostop yolculuklarının bana öğrettiği en temel olaylardan biri kamyon şöförlerinin o uzun yolculuklarda ne kadar yalnızlık çektiği ve dosta ihtiyaç duyduğuyla ilgiliydi.

Metro dinlenme tesislerinde bir süre takıldıktan sonra otostop çalışmalarına başladım ama bu seferkilerin hepsi başarısızlıkla sonuçlandı hiç bir kamyon beni almadı. Sonra yeniden denemek üzere tesise geri dönüp masalardan birine oturdum. Otururken orda çalışan benim yaşımda elemanlardan biriyle muhabbet ettik. Acaba durmaya gelen otobüslerden birini kafalayabilirmiyim diye düşünürken elemana sordum. Eleman önce bir çay ısmarladı daha sonra otobüs muavinlerinden biriyle konuşmaya gitti. Muavinin çocukluk hayaliymiş, sempati duydu sanırım saniyesinde otobüsteki yerimi ayarladı. 15 dakika sonra otobüsüm kalkıyordu yine yırtmıştım. Arkadaşa ve muavine bol bol teşekkür edip, defterde yazı yazı yazdırdıktan sonra araca bindim. Otobüse otostop çekmedi de demezsiniz arkadaşlar.1 Saat kadar sonra yolculuk hedefim olan Ankaraya hiç bir para harcamadan vardım. Hikaye burada bitiyor, devamını resimli hikayeden inceleyebilirsiniz, daha iyi hikayelerde görüşmek üzere.

RESİMLİ HİKAYE

E5 Gece
2013-07-14 23.42.02

2013-07-14 23.54.31

2013-07-15 00.15.20

2013-07-15 01.35.00

Petrol Ofisi
2013-07-15 02.30.05

2013-07-15 02.39.57

2013-07-15 02.39.47

2013-07-15 02.39.42

2013-07-15 05.19.51

2013-07-15 06.08.07

2013-07-15 08.29.57

2013-07-15 06.46.16

Gebze

2013-07-15 08.34.51

2013-07-15 08.43.04

2013-07-15 09.16.18

2013-07-15 09.17.41

2013-07-15 10.29.33

2013-07-15 10.38.58

PİKNİK

2013-07-15 10.56.37

2013-07-15 11.00.19

Otostop 1: Ortega
2013-07-15 11.16.53

2013-07-15 11.17.04

2013-07-15 11.17.04

2013-07-15 11.17.09

2013-07-15 11.19.17

2013-07-15 11.19.24

2013-07-15 11.20.15

2013-07-15 11.36.38

2013-07-15 12.00.13

2013-07-15 12.00.20

2013-07-15 12.06.17

2013-07-15 12.08.18

2013-07-15 12.10.00

2013-07-15 12.25.04

2013-07-15 12.26.03

2013-07-15 12.29.29

2013-07-15 12.35.00

2013-07-15 16.42.11

2013-07-15 16.57.35

2013-07-15 17.27.56

2013-07-15 17.28.10

Köy
2013-07-15 18.04.29

Orteganın ev
2013-07-15 19.43.19
2013-07-15 19.43.25
2013-07-15 19.43.32

ORTEGA İLE PES!

2013-07-15 21.09.01

Ortega

2013-07-15 21.32.29

2013-07-16 10.23.18

Ortegadan menemen
2013-07-15 22.32.42

Karaambar

2013-07-16 09.24.27
2013-07-16 10.22.28
2013-07-16 10.22.47
2013-07-16 10.22.59
2013-07-16 10.24.29
2013-07-16 10.24.43

Ben
2013-07-16 10.25.07

2013-07-16 10.25.18

Otostop 2: Sapık dersem beni bulacak olan amca

2013-07-16 16.12.39

2013-07-16 14.15.49

2013-07-16 14.14.11

2013-07-16 15.42.21

2013-07-16 16.34.07

Amca destan yazarken
2013-07-16 17.41.12

Defter
2013-09-25 20.48.11


Bir Cevap Yazın