RADYO BASKINI HİKAYESİ

Dünyanın en sinir bozucu marşına sahip olduğumuzu biliyor muydunuz? İşin iyi tarafı sinir bozucu müziklerin akılda daha çok yer etmesi. Bunun da etkisiyle yıllardır Türkiye’nin dört bir yanından lanet ve beddua içeren mesajlar alırım. “İğrenç marşınız dilime takıldı pislik herifler” gibi sanatı takdir eden çığırışlar duyarım. Fakat bizim marştan daha kötü olan bir şey varsa o da marşı benim söylemem. Belki daha kötüsü Edanın söylemesidir ama ben en son şarkı söylediğimde mikrofona yakın olan Ormanın kaçtığına dair şahitler var. Hikayemiz ise; daha geniş çaplı bir saldırıyı konu alıyor. Yıllardan bir Blue Flamers, bir takım katakulli hareketler sonucu ekibimiz Cenk&Erdem radyo programında stüdyo içinden canlı yayındaydı. Sevdiğimiz ve geyik kapasitelerine oldukça saygı duyduğumuz radyo sanatçıları olan Cenk ve Erdem ile birlikte programda geyik yapıyorduk. Program sonunda Cenk&Erdem bizden mesaj yollamamızı istediğinde, ağzından çıkan kelimelerin toplumsal etkileri olacağının farkında değildi. Blue Flamers’ın gürültüsünü tüm İstanbul trafiğine taşıma şansı elime geçince, başladım marşı söylemeye. Program konuğu değil de kitle imha silahıymışcasına söyledim. Blue Flamers marşı İstanbul trafiğine yankılandı. Ne kadar çirkin ve sağlığa zararlı olsa da bizi, hikayelerimizi yansıtan gürültümüzü şehre aktarmış olmaktan yana gururluyuz.

Eğer kullak yollarınızda yeterince güç bulabilirseniz, aşağıdaki videodan gürültü kirliliğimizi dinleyebilirsiniz. Captain