COSPLAY GEZİSİ HİKAYESİ

322158_10150312983168958_663953957_7836215_1019822586_o

Bu hikaye’de Merto,Taha,Cem ve Şafak ile birlikte İzmir Cosplay etkinliğine tren ile yaptığımız epik yolculuğu ve dönüş hikayesini anlatacağım. Haydarpaşa Tren İstasyonunda Cem’in klasik “naber goççummmmm” nidaları tadında başlayan hikayemiz, konforlu devam etti, 4 kafa arkadaşınız ile ranzalı bir tren odasındasınız daha ne isteyebilirsiniz ki? İlk durağımız aktarma yapmak üzere Eskişehir olacaktı, geyik muabbet ve ranzalara yayılma şekinde geçiyordu yolculuk, Şafak’ın Zar Adam ile ilgili kitap muhabbeti açması üzerine aklımıza frp oynamak geldi. Taha’nın dm’liği ile döndüğümüz oyun çokça epikti, Cem ne yazık ki first blood gitti, oyunda bana arkamdan ok atarak ihanet eden Mert kankutumu ise efsane zarlar atarak bana sapladığı okla harcadım. Şafağı da yedikten sonra zaferimi ilan ettim, güzel oyundu, derken Eskişehire vardık.

Eskişehir’de gözlemelerimizi alıp bir süre gezdikten sonra, bir parkın çimlerine yerleştik ve piknik yaptık. Mert’in yaptığı zırh üzerinde çalışması gerekiyordu, bizde Taha ile ıvır zıvır işlerimizi hallettik. O ara Sith Lord kostümümle küçük çaplı bir Eskişehir turu attım. 50 üzeri köpek bulunan parkta bir süre daha Mert’in zırhına tadilat yapdıktan sonra yola koyulduk. Eskişehir’de bir Sith Lord bir Troll Face(o zamanlar kimse bilmiyordu) bir Hetalia Turkey ve King Nabunaga’dan oluşan garibal bir ekip olarak cosplay turu attık. Genel olarak “hangi tapınaktan geldiniz lö” tarzı sorular ile karsılaştık. Son olarak dönercide yemeğimizi de yedikten sonra trenimizin yolunu tuttuk.

Yine eğlenceli bir tren yolculuğun ardından İzmir’e ulaştıktan sonra Şafağın arkadaşı bizi karşıladı. Bir kaç kere kaybolduktan sonra İzmir Ekonomi Üniversite’sine giden otobüsümüzü bulduk. Otobüste Cem ile Aşırı İzmirli amca arasında çeşitli fight’lar oldu etkinliğe geldik. Cosplaylerimizi yaptık ama etkinliğin bombası tartışmasız tahanın full kostüm “troll” performansıydı. Tüm troll face maske çeşitlerini bulunduran Taha o zamana göre hiç mainstream olmayan bu maskeler ile tüm fotoğraf çekimlerini sabote ederek etkinliğe damgasını vuran ve en çok eğlenen kişi oldu. Öte yandan, zırhlarını düşürmekten, bütün etkinliği modifikasyonla geçiren merto cosplay yarışmasını kazanarak bize gurur yaşattı.Zırhtaki son parçaları 1.liği açıklandığında’ki sevinç sarılması sırasında benim elimde kaldı. Ödül olarak Xbox 360 kazanan merto ile günün epik muabbeti de şu oldu;
Merto: Kanka Xbox’ım oldu lann!
Ben: Evet kanka benim de olduu 😀
O sırada telefonla mertonun 1.liğini haber verdiğimiz Enis’in “biliyorum kanka bende monitörlere bakıyodum” demesi yine çok epikti.
Onun dışında Yusuf Kun’un binkusu no sake, kareoke performansına tahanın troll maskeleriyle eşlik ettik, Fatihin haki sahne performansında yerleri temizledik. Kısaca eğlenebileceğimiz her şeyi yaptık ve etkinliği noktaladık. Akşam öğrenci yurdun’da kaldık yan odamız’da kalan Fatihin, çorapları duvardan unblockable damage vurunca balkona kaçtık. Bu defa balkondan balkona critical hit yiyince hep beraber aşağı atladık.Cem ile ben gece after party grubu ile sahile aktık. Biraz içtik takıldık. Cemle bir başka sikko günün daha sonuna geldik.

İzmir’den Ankara’ya trenle yaptığımız dönüş yolculuğu ise yeni bir efsanenin doğuşu olmuştu, bu efsane sıçarken treni kaçıran bir adamın efsanesiydi, evet.. Atakan’ın efsanesi! kendisi trendeki bedava tuvaleti kullanmak yerine dışarıdaki paralı tuvaleti tercih etmişti. Sonra trene arkadan bakmak zorunda kaldı. Biz ona baktık o bize baktı baktık ki Atakan menzilimizde değil.İlk olarak önde ben arkamda fatih ve onun arkasında cem, trenin 12.vagonundan 1. vagonuna makinistin odasına doğru depar attık. Böyle durumlarda basılması gereken bir acil durum düğmesi olduğundan haberimiz olmadığı için, western usulü tren kaçırma yoluna gittik. Makinist odasına 1 oda kala, gazete okuyan görevli amcaların olduğu bir odadan geçtik, amcalar böyle bir şey beklemedikleri için olaya biraz geç tepki verdiler derken, makinist amcaları bastık, treni durdurmaları yönünde baskı yaptık, tren kaçırma müzakerelerimiz makinist amcaların Atakanı sonraki trene bedava bindirecek ayarlamalar yapmasıyla sonuçlandı. Şoku atlattıktan sonra günün kalanını konuyla ilgili espri türeterek geçirdik, Atakan stupidliğin bokunu çıkardı gerçekten.Yolculuğun devamı Fatihin Kurtlar Vadisi frp oynatması, gibi acaip şeylerle vede eğlenceli geçti, Ankara’ya vardık.

İlk gün gün Taha’nın evinde Xboxımıza yamulduk,sonraki günümüz deli dolu bir piknik organizasyonuna katılarak geçti. Bu piknikte ayak tenisi, yüksek zıplama, ağaça tırmanma, deve güreşi, taş ile cam şişe devirme gibi envai çeşidi oyunlar oynadık. Akşamında ise hep beraber kokoreç yedik.Son gün bilardolu, dartlı oyun salonunda içtik takıldık.Emre ile görüştük, Cem ve Taha biraz erken ayrıldı İstanbul trenine 5-6 saat kala ise yeni bir efsane doğdu.. bu efsane neredeyse bütün Ankarayı koşan 3 tane gerizekalının efsanesiydi. Mertle yaptığımız normal bi konuşma bir anda birbirimizi gaza getirdiğimiz dünyayı kurtarma konuşmasına dönünce sebepsiz yere yolu koşarak dönmeye karar verdik. Günün mağduru ise arkadan sürekli bize küfür ettiğini düşündüğümüz Şafaktı. O günlerde yeni tanıştığımız Şafak hayatının en zor ama paha biçilemez günlerinden birini yaşıyordu. Koşunun bir diğer epik olayı ise yön sormak için durdurmaya çalıştığım ama beni takmayıp yoluna devam eden taksiyi yakalamamdı. Yönümüzü de öğrendikten sonra yaklaşık 2.5 saatlik bir koşu ile “o yol yürünmez” dedikleri bir yolu daha harcadık. Tahanın evinin bölgesi olduğunu düşündüğümüz yere geldik. Evin görünüşünü ise hiç birimiz hatırlamıyorduk en az 2 saat sokak sokak gezip, arabalardan, bahçelerden, apartman girişlerinden evi bulmaya çalışdıktan sonra bizden ümidi kesen Taha telefon açıp eve yakın bir marketin ismini verdi. Tahanın bilmediği şey ise o marketten 4-5 tane olduğuydu.Bir süre yine denkleşemedik. Bir kaç defa şafağı menzilimizden kaybettik en sonunda ise bilindik bir benzincide buluşmak üzere yola koyulduk. Bitirici olayda bizi bekleyen Tahanın etrafındaki bir adamdan terslik sezmesi üzerine tehlikede olabilirim mesajından sonra attığımız final depardır. Mertin “eye of the tiger” surat ifadesi günün unutulmazlarındandır. İstasyona geldiğimizde trenin roter yaptığını öğrendik. Banklara bayılıp trenlerimizin gelmesini bekledik, o sahne ile ilgili unutmadığım bir diğer olay, üstüm çok inceydi,hava çok soğuktu üşümek için ise fazla mutluydum..

Bu olay “Ruh Nedir?” isimli yazımdaki repliklerden biri olan “güçlü duygularınızın yarattığı kor ateşin en soğuk havalarda dahi içinizi ısıtması mıdır ruh?” dizesini aklıma getirdi ve evet öyleydi, o gün bir kez daha teyid etmiş oldum, son tren yolculuğumuz ise genel olarak uykuyla geçti, bir hikayenin daha sonuna geldik.

RESİMLİ HİKAYE

Ne yazıkki çok fotoğrafı kaybbetiğim için ağırlı olarak Cosplay gününden kareler paylaşabiliyorum.

Tren bekleme anı
300430_10150312983173958_505702746_n

Eskişehir Cosplay Turu

322158_10150312983163958_663953957_7836214_117787135_o

304175_10150309713033958_663953957_7816249_1609335141_n

300430_10150312983168958_1019822586_n

İzmir Cosplay etkinliğinden kareler

286565_10150313110113958_663953957_7836936_389392021_o

312174_10150292916022106_580002105_8087601_1777234708_n

338502_2332508121392_359071502_o (1)

298993_2443374203970_1240308570_32994844_573260041_n

Günün epik adamı Taha

326746_2332651804984_2127465824_o

Taha asfdsg
318389_2443399444601_1180840035_n

Yusuf Kun ile Binkusu no Sake performansı

286074_10150312985703958_663953957_7836219_859241568_o

Şampiyonumuz
548490_10150730465738010_1240267394_n

Ankara

290893_116863738416435_100002784270275_63986_1195503852_o

Bir Cevap Yazın