3 Padişah 3 Peri



3 Padişah 3 Peri

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde karbur zaman içinde, pireler berber iken develer tellal iken ben anamın başında zangur zıngır ağlar iken bir padişah ve üç oğlu varmış. Oğullarından birisinin adı Kızıl,diğerinin adı Akşam, diğerinin adı Sarı imiş. Kızılla sarı birbirleriyle iyi anlaşırlar Akşam ise ikisini de pek sevmezmiş. Günler günleri yıllar yıları kovalamış üçü de yağız bir delikanlı olmuşlar. Bu üç delikanlı her yıl babalarına kendilerini ispat etmek için ava çıkar üçü de güçlü etli hayvanları avlar, babalarına sunarlarmış. Nihayet o gün gelmiş sabahın köründe üç şehzade çıkmışlar yola. Kızıl mızrakta usta imiş, Akşam ise ok kullanmakta, Sarı ise kılıçta iyiymiş, Ormanda ulu ağaçların arasında gezerlerken bir ceylan görmüşler ama Kızıl önce davranıp mızrağı ile vurmuş ceylanı. Az daha gezdikten sonra karşılarına bir yaban domuzu çıkmış Kızıl mızrağı ile saldırmamış kardeşlerine şans vermek için, yakın mesafede olduğu içinde Akşam oku ile saldırı yapamamış, bu durumda domuza karşı koyabilecek tek bir kişi kalmış o da Sarı. Sarı kılıcını kınından çıkarmış ve domuzu birkaç hamlede yere sermeyi başarmış. Kızıl ve Sarının bu başarısı ve mutluluğu Akşamı iyice öfkelendirmeye başlamış. Havanın kararmasına az kalmış ama Akşam hala bir av vuramamış bu utanç ile babasının karşısına çıkamayacağının da bilincindeymiş. Saraya dönüş yoluna doğru giderlerken çalılıklar arasından bir tavşan sıçramış kızılın önünden. Sarı kendini tutamamış ve iğneleyici lafına başlayı vermiş “ hava kararmadan bir şeyler avlasan iyi olacak Akşam, öyle görünüyor ki bu tavşan son şansın “ diyip Kızıl ile gülmeye başlamışlar. Akşam öfkeden çıldıracak gibi olmuş okunu eline aldığı anda tavşan kızılın önünden geçmiş ve Akşam bunu fırsat bilerek oku tavşana değil de kızıla doğru fırlatmış. Kalbinden vurulan kızılın kanı toprağı kırmızıya boyamış. Olayın şokunu atlatamayan şehzade Sarı öfkeyle Akşama dönüp “ vaktin varken çabuk git gözümün önünden yoksa kendime hakim olamayacağım demiş. Akşam saraya dönemeyeceğini biliyormuş, yarı pişmanlık yarı korku ile ormanda kalmaya karar vermiş. Akşam ne kadar da kardeşini sevmese de amacı onu öldürmek değilmiş kızdığı için dersini vermek istemiş Kızıl’a. İlerleyen saatlerde ormanda geceyi geçirmek için bir mağara bulmuş. Ama ne yapsa ne etse uyuyamıyor aklından kardeşini çıkaramıyormuş. Tam uykuya sızacakken yeşil bir ışık tüm mağarayı kaplamış. Ve ardından konuşmaya başlamış “ Ey Akşam uyan uykundan ve beni dinle”. Akşam gözlerini açmış, yeşil ışık gözlerini kamaştırmış elleri ile gözlerini kapatıp cevap vermiş “ Kimsin nesin ne istiyorsun benden demiş” Işık cevap vermiş “ ben ormanın koruyucu ruhuyum benim topraklarımda nasıl haksız bir kan dökersin demiş” Akşam cevap vermiş “ Kardeşimi isteyerek öldürmedim, lütfen bana inan hatamı telafi etmemin bir yolu yok mudur “demiş. Ormanın ruhu kısa bir süre düşünmüş “ Evet vardır bir yol, ama pek meşakatli bir yoldur” demiş. Akşam zorluğunu hiç önemsemeden kabul etmiş” seni dinliyorum ey ruh demiş. Ruh anlatmaya başlamış
Benim 3 tane peri kızım vardır. Hepsinin görevi ayrıdır. Onlardan su perisini bulacaksın çözümün ondadır. Eğer kızım periyi kendine aşık edersen sana kardeşini geri getirecek yaşam suyunu verecektir.
Akşam sormuş “ peki nasıl aşık edeceğim onu kendime”. Ormanın ruhu cevap vermiş. Kızkardeşleri diğer perilere danışacaksın onlar elbet bulur bir yol demiş ve yeşil ışık yavaş yavaş kayboluvermiş mağaradan. Kızkardeşlerini bulması içinde eline bir flüt vermiş. Demiş ki “ her flüte üflediğinde bir peri çıkacak karşına”
Gel gelelim bizim kibirli akşamın durumuna. Hem ürkmüş hem sıkılmış ruhu. Yapabilirmiyim ya bulamassam diye düşünmüş içinden Bir şey onu vazgeçirmeye zorlasada kibirli, kötü tarafının yanında vicdanı da varmış bizim geceler kadar kara olan Akşamın. Bir hışımla kalmış yerinden takmış sırtına oku koyulmuş yola. Çıkarmış cebinden sarı işlemeli flüdünü çalmış bir heyecan ile . Çok geçmeden yeşil saçlı güzeller güzeli bir peri belirmiş “ neden beni çağırdın ey insan diye seslenmiş Akşama. Akşam ‘ın dili tutulsada zar zor cevap verebilmiş “ ben bir hata işledim ve bunu düzeltmem gerekiyor babanız, su perisini kendime aşık edersem hatamı düzeltmek için bana yardım edeceğini söyledi” demiş. Su perisi buz kristallerine bayılır fakat buz kristalleri buz mağarasındaki devler korur demiş. Akşam küçük bir okun bir devi düşüremeyeceğinden Ağaç perisinden yardım istemiş. Yeşil saçlı ağaç perisi devleri uyutması için Akşama uyku tozunu vermiş.Peri kaybolduktan sonra Akşam düşmüş yollara. Devlerin bulunduğu yeri bulmuş.Kristal mağarasını. 3 dev uyuyor bir tanesi sırtı mağaranın kapısına ters bir şekilde oturup yemek yiyormuş. Akşam gizlice mağaranın girişine gelmiş devleri uyandırmadan yemek yiyen devin suyunun içine biraz uyku tozu serpmiş. Dev içer içmez uykuya dalmış. Diğer devlerinde uyanma riskini göze alamamış ve onlarında üstüne uyku tozunu serpmiş. Ve duvardan bir kristal söküp hızlıca mağaradan çıkmış. Flütü bir kez daha üflemiş. Bu sefer ateş perisi gelmiş kırmızı saçlara sahip kızıllar içindeki elbisesiyle göz büyülüyormuş.” ey insan oğlu neden beni çağırdın” demiş. Tüm olayı ona da anlatmış. Peri çaresiz şehzadenin haline acımış ve ona yardım etmek istemiş. “ Kardeşim su perisinin en sevdiği şeylerden biride düş çiçegidir. Yalnız bu düş çiçegine ulaşmak pek kolay değildir. Etrafını et ile beslenen yabani otlar çiçekler korur demiş. Akşam telaşlanmış bana yardım et ateş perisi diyip ayakklarına kapanmış. Peri Akşam ‘a ayağa kalması gerektiriğini söyledikten sonra akşam a bir mum vermiş. Bu mum büyülü bir mumdur sadece yakmak istediğin miktar kadar bir alanı yakar demiş. Akşam periye teşekür ettikten sonra yola koyulmuş. Az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş nihayet bulmuş düşler çiçeğini. Alev perisinin dediği gibi bir çok yabani ot varmış etrafında, düşünmüş düşünmüş bulamamış ne yapacağını. Perinin verdiği mumu kullanmak istemiş fakat bitkiler bir kayalığın üstünde koruyormuş düşler çiçeğini. Mumu direk atsa uzak oldugu için onlara isabet edemeyebilirmiş. Nihayet bir çözüm gelmiş bizim gece kadar kara oğlanın aklına. Oklarının ucuna mumu eritip sürmüş ve yakmış. Mumlara “ sadece yabani otu yakın” dedikten sonra hafif yükseklikte bulunan yabani otlara oku yollamış yabani otlar bir çırpıda yok oluvermişler. Akşam hafif tepeliğe tırmanıp düşler çiçeğine sonunda ulaşabilmiş. Kalmış sonunda bir peri. Onu amacına ulaştırabilecek olan esas peri. Yaptığı pişmanlıktan kurtarabilecek bir peri. Cebinden çıkarmış flüdünü çalmaya başlamış. Çalmaya başladığı andan itibaren ortaya masmavi bir ışık belirmiş.En az blue flamers ın amplemi kadar mavi ve parlak imiş bu ışık. Işığın içinden bir ses gelmiş. Diğer perilerin Akşam’a sorduğu gibi “ ey insan beni çağırmandaki amaç nedir demiş” Şehzade tüm olayları anlatmış ve su perisine aşık olduğunu söylemiş ama peri yine kendini göstermiyormuş hala mavi ışık zümresinin içinde bekliyormuş. Bu durum karşısında Akşam “düşler çiçeğini” çıkarmış. Ve Su perisine sunmuş. Su perisi çiçeği görünce mutluluklara bogulmuş fakat hala Akşama güvenmiyormuş sadece bedenini gösterip yüzünü yine mavi ışıklar içerisinde saklıyormuş. “ Ben kardeşlerime benzemem periler içindeki en çirkin periyim yinede beni sevebilecekmisin,” Eğer cevabın evet ise bana bağlılığını göster demiş. Şehzade cebinden buz kristali çıkarmış tam periye uzatacakken. Arkadan bir kükreme sesi gelmiş. Bu şehzadenin uyuttuğu devlerden birisi imiş. Bu dev, yemeğini yerken su şişesinin içine uyku tozu attığı dev imiş.Diğer devlere toz direk temas ettiği için onlar uyanmamışlar fakat suyun içindeki tozun etkisi daha azmış. Bu yüzden yemek yiyen obur dev daha erken uyanıp buz kristalinin peşine düşmüş.ve Akşam ile periyi görür görmez elindeki bıçağı homurdayarak perinin üstüne atmış.Şehzade hızla perinin önüne geçip Su perisinin hayatını kurtarmış. Peri bu olaydan çok etkilenmiş Şehzade akşama oracıkta aşık oluvermiş. Su perisi şehzadenin yerde yattığını görünce devin üstüne sular serpip devi buzdan bir heykele çevirmiş ardından Şehzade Akşama dönüp benim için hayatını veda etmen olanüstü birşeydi diyip yarasını büyülü suyuyla iyileştirmiş. Akşam periye dönüp “ ama sen dediğin gibi değilmissin güzelliğin dillere destan” Peri , bu seni sınamak içindi bana bağlılığını gösterdin demiş. Ve istediği şeyi kardeşini yeniden hayata döndürecek şeyi ona vermiş. Akşam “ senden bir şey daha istiyorum ey peri demiş.” peri şaşkın bir şekilde söyleyim şehzadem demiş. Akşam su perisine evlenme teklifi etmiş ve peri insan olabileceği için çok mutluymuş Ormanın ruhu da buna izin verince Akşam ile peri saraya doğru yol almışlar İlkin kardeşini iyileştirip padişah babasından af dilemiş. Daha sonra ise kırk gün kırk gece Su perisi ile düğün yapmışlar. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.Böyle bir masal herkeslerin başına…